Yalın bir hikaye ile başladım. Özel bir ürün peşindeydim. Bir hikayesi vardı. Bir amacım vardı. İşinde ehil olanlarla ortaya çıktı. Bu koku, bu tad size ulaştı. Sizinle dostluk kurdu. İyi günde, kötü günde, hasrette, vuslatta, şenlikte, romantik anlarınızda, aile meclisinde, iş görüşmesinde dostluk etti. Kah yorgunluk aldı, kah iki lafın belini kırdınız birlikte.

Gelen yorumlar, mesajlar bütün ekip olarak bizlerde kat be kat büyüdü. Güç verdi.

Artık şunu duymaya başladım sizlerden “Türk kahvenize öyle alıştım ki, yanımda taşıyorum!” Heyecanımı tahmin edemezsiniz. Sorumluluk hissimi de! Kahvemi ortaya çıkaran usta isim Alper Ulus’a aktarıyorum bu yorumları. O yaptığı blendin, seçtiği çekirdeklerin, birbirleriyle uyumunun, kavurmadaki hassasiyetin bilincinde. Uzmanlığı ile şaşırmıyor ama her defasında yüzündeki kıvanç duygusu artıyor. Emeklerimiz boşa değil duygusu…Türk kahvemiz de shade grown yetişmiş yani farklı ağaçlar arasında doğal ortamında büyüdüğü için zengin rayiha barındıran, tam olgunlaşmış meyvelerin elle tek tek toplanmasıyla elde edilen Arabica çekirdeklerle yapılıyor. Güney Amerika ve Batı Afrika bölgesinde 1500 metre ve üzeri rakımdan toplanıyor. Özel harman, özel kavruluyor. Özel Foça taşlı değirmenlerde öğütülüyor. Bu sayede ipeksi-pudramsı yapıya kavuşuyor. Rengi koyu fakat tadı acı değil. Doygun bir tada sahip. Bol köpüklü…

Ne mutlu bize! Emeklerimize verdiğiniz bu değer öyle kıymetli ki! Gönülden teşekkür ediyorum her birinize, her birimiz adına…

Sevgiyle, saygıyla sürsün bu ilişki… Afiyetle iyi günlerde içilsin her zaman…

Kahve dost gibidir…

Armağan

30 Mart 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir